19 Mart 2012 Pazartesi

Snoopy: Happiness is...

Snoopy'nin genel olarak beni çook eğlendirmesi bi yana aklımda şöyle bir sahnesi var ki her hatırlayışımda gülerim:

Tüm ekip özel bir gün için bir tiyatro gösterisine hazılanıyor ve Sally(Mavi elbiseli sarışın)'nin de tek bir cümlesi var bu oyunda. Hatta tek bir kelimesi... Kelimenin tam olarak ne olduğunu hatırlamıyorum ama (Malum yüzyıllar önce izlemiştim) atıyorum "koyunlar" olsun... Bütün bir hafta gittiği heryerde, evde, okulda bunun provasını yapıyor. Durup durup "KOYUNLAR" diye dramatik sesle ortalarda dolaşıyor.

"KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR"

Sonra oyun zamanı gelip çıkıyor. Sally sahneye çıkıyor ve şöyle diyor:

"HOKEY SOPASI"

:))))))))))))))))

Sonra da tabi oyundan sonra kahroluyor. "Allahım neden 'Hokey Sopası' Nedeeen?" diye.

Siz de benim gibi Snoopy hayranıysanız: http://www.peanuts.com/






 
Beside Snoopy entertains me so much, I have a scene in my memory from Snoopy when I remember it I laugh:
 All crew is getting ready for a play and Sally (Blonde with blue dress) has only line. In fact a word in that play. I really don’t remember which is the exact word but let’s say “Sheeps” She is repeating the word everywhere she goes, at house, school. Like she is walking an suddenly stopping and shout with dramatic voice: “SHEEPS”
“SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS”
Then the play day is coming. Sally is on the stage and shouting:
 “Hockey Stick”
 J))))))))))))
And afterwards She is in a deep agony:
“Why God why hockey stick”
If u r fan of Snoopy as I am: http://www.peanuts.com/












Korku

Onunlayken çok eğleniyordum,
Bir daha o kadar eğlenememekten korkuyorum.
Ona çok güveniyordum,
Başa çıkamamaktan korkuyorum.
Hep yanımda olacağını, beni koruyacağını düşünüyordum,
Ona ihtiyacım olmasından korkuyorum,
Annemle babam yaşlandıklarında onların yanında yapayanlız olmaktan çok korkuyorum.
Birlikte paylaştığımız onca şeyi unutacağım diye çok korkuyorum.
Silik bir anıya dönüşmesinden...
Onu Egemen'e ya da belki kendi çocuklarıma yeterince iyi anlatamamaktan korkuyorum.
Egemen ona ihtiyaç duyduğunda eksikliğinden ezilecek diye korkuyorum.
Onu istediği gibi yetiştiremeyeceğimizden korkuyorum.
Onun yanında olamadığım gibi Egemen'in yanında da olamayacağımdan korkuyorum.
Koruyabileceğimizden emin olmak istiyorum, olamıyorum, korkuyorum.
Dileklerim gerçekleşmeyecek diye korkuyorum.
Dua ediyorum...





18 Mart 2012 Pazar

My Bakery: Mr Little Sunshine








Bike, eat, drink, talk.

Bike, eat, drink, talk.(Bisiklete bin, ye, iç, anlat.)

Ride the subway,(Metroya bin)
Read, (Oku)

Read maps.(Haritaları oku)

Make maps, make art. (Haritalar yap, sanat yap)

Finish the to dos.(Yapılacak işlerini bitir

Tell my dad not

to stress about it. (Babama fazla stres yapmamasını söyle- benim durumumda anneme-:))

Hug my mom. (Annene sarıl)

Kiss my little sister. (Kardeşini öp)

Kiss my dad. (Babanı öp)

Make out. (Flört et:))

Make out more. (Daha fazla flört et)

Take her/his on a picnic. (Onu pikniğe götür)

See a movie with her/him.(Sinemaya götür)

Have a party. Tell people your story. (Parti ver. İnsanlara hikeyeni anlat)

Volunteer. (Gönüllü ol)

Help people. (İnsanlara yardım et)

Like people. (İnsanları sev)

Like me. (Beni sev)

Draw more. Draw a person. (Daha fazla çizim yap. Bir insanı çiz)

Draw a naked person. (Çıplak bir insanı çiz)

Run, travel, swim, skip.(Koş, seyahat et, yüz, geç)



2 Mart 2012 Cuma

Ex'ten Next Olmaz...

Şimdilerde eski erkek arkadaşım bana yeniden ulaşmaya çalışıyor. Neredeyse 1 yıl oldu ayrılalı... Bu ne şimdi?

Sizler için bir özet geçeyim:

- Ben de bu akşam çok eğlendim. Teşekkürler.
- Ben de senden çok hoşlanıyorum.
- Aşkım, akşam D'larla çıkalım mı?
- Bir kız arkadaşının annesi vefat etmiş. Ona ulaşmaya çalışıyor. Ne tatlııııı... Ama biraz fazla mı uğraştı ne?
- Ok arkadaşı olacak tabi. Nolcak canım...
- Ne, neden ona biz sinemadayken kuzenlerimleyim" dedin? Allah Allah... Neyse büyütmeyeyim...
- Aaaa, cebinde "aşkım" diye başlayan mesajları da var. Bitti bu olay, asla affetmem...
- Ok, bu kadar özür diliyorsan ve bir daha beni asla aldatmayacağına ve onunla asla konuşmayacağına söz veriyorsan seni affediyorum...
- Nasıl yani, beni aldatıyor musun? Neden? Her şey mükemmeldi... Hem söz vermiştin....

Bu arada karşı tarafın özeti:

- Bu akşam çok güzeldin, çok güzel bir akşamdı.
- Ben senden hoşlanıyorum.
- Hastasın diye çiçek gönderdim aşkım eve, nerelerde geziosun sen, çiçekçi kapıda kalmış...
- Bir kız arkadaşımın annesi vefat etmiş. Ona ulaşmaya çalışıyorum. Çalışıyorum.Çalışıyorum.
- Ona ulaşamadım ama onun bir arkadaşına ulaştım. O bizi biraraya getirir.
- "Kuzenlerimleyim" dedim aşkım ama üzülmesi diye... Ben yoksa derim yani. Hani annesi vefat etti ya... Büyütmeeee...
- "aşkım..................."
- Özür dilerim. Bi daha asla. O zaten bana yazıp duran bir kaltak. Bilmio musun bu tip kızları. Ben ona karşı kesinlikle bi şeyler hissetmiyorum. Ama o benden kopamıo işte.... Ailem üzerine yemin ederim ki bi daha görüşmeyeceğim. Seni asla beni affettiğine pişman etmeyeceğim. Ben sensiz naparım. Ölürüm biterim....
- Ya aşkım, ben seni aldatıyorum. O kızla görüşmeye devam ediyorum. Hafta sonu da çıkıp takılcaz biz. Söz mü? Eeeee 3 hafta tuttum aşkım ben o sözü. 3 hafta görüşmedim onunla...Hem o dediğin gibi kaltak falan değil. Çok iyi bi insan...

İşte bir ilişkinin içine nasıl edilirin canlı örneği...

Peki neredeyse 1 yıl geçtikten sonra aradan bu dönüş neyin dönüşü olabilir? Şıklar:

- Valla arandım tarandım ama senin kadar salak ve anlayışlısını bulamadım. (Realite)
- Ben ilişkinin içine etmesem aslında güzel bir şeylere sahiptik. Tüh.... (İyimser tahmin)
- Seni unutamıyorum. Köpekler gibi pişmanım. (Ultra iyimser tahmin)
- Valla abazalıktan çatlıcam. Bi şansımı deneyim dedim. (Kötümser tahmin)

Her durumda exten next olmaaaaazzzzzzz....








Fotoğraflar ve programlar üzerine...

Malum Facebook'la beraber fotoğraflar artık sadece fotoğraf değil. İnsanlara hem ne kadar güzel şeyler yaşadığınızın, ne kadar güzel yerlere gittiğinizin ve ne kadar eğlendinizin en önemli kanıtı:))) Dolayısıyla artık küçük fotoğraf makinelerini bile beyenmez:) olduk. Hepimizin elinde birer Canon, Nikon...:)

Evet ama artık bi süre sonra bu makineler de yeterli gelmiyor ve bunları daha güzel, daha eğlenceli gösterecek programlara ihtiyacımız var. Şirket içi verilen bir eğitimle bunların başlıcaları hakkında bilgi aldık. Ve bu bilgileri biraz paylaşmak ama daha çok unutmamak adına bloglamak istedim.

Program 1: Windows Live Photo Gallery

http://explore.live.com/windows-live-essentials sitesinden Windows Live Essentials'ı ücretsiz download ediyorsunuz ve Photo Gallery'i de içinde geliyor. Bu programda güzel olan resimlerinizi toplu olarak blog'unuza atabilyorsunuz. Photo Gallery içinden açtığınız resimleri seçip Create menüsünden Blog Post dediğinizde işlem tamamlanmış oluyor.

Ayrıca Youtube'a buradan direkt resim ve video gönderebiliyorsunuz...

Program 2: Microsoft Research AutoCollage Touch 2009

http://research.microsoft.com/en-us/um/cambridge/projects/autocollage/ sitesinden trialını indirebilyorsunuz.

Bu da fotoğrafları kolajlamayı sevenlere...


Program 3: Microsoft Image Composite Editor

Biz MS lular olarak kendi sitemizden direkt indirdik ama bir şekilde satılıyordur veya download ediliyordur.

Bu programda bir noktadan durup arka arkaya panaromik fotoğraflar çektiğinizde kusursuz birleştiriyor onları.

Links:

Auto Collage:


Photosynth:


ICE:


Live Photo Gallery (Live Essentials):


Office Picture Manager:


Pro Photo Tools


Word:



Create Your Style

Süper bir site keşfettim: http://www.polyvore.com (Pinterest saolsun:))

Sitede Create menüsüne girip sınırsız son moda kıyafeti kendiniz birleştirip kendinizce mükemmel kreasyonu yaratabilirsiniz.  İşte benim seçtiğim bi kaç güzel kombinasyon ve en sonda da benim Girls Night Out kreasyonum:)






                                 http://www.polyvore.com/cgi/set?id=44749668#fans
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...