22 Mart 2012 Perşembe

Chess

Satranç hakkında, hayat için çok uzun olduğu söylenir ama bu satrancın değil, hayatın kusurudur.

About Chess, It's been told that It's too long for life, but It isn't chess' fault, It’s life’s.































19 Mart 2012 Pazartesi

Snoopy: Happiness is...

Snoopy'nin genel olarak beni çook eğlendirmesi bi yana aklımda şöyle bir sahnesi var ki her hatırlayışımda gülerim:

Tüm ekip özel bir gün için bir tiyatro gösterisine hazılanıyor ve Sally(Mavi elbiseli sarışın)'nin de tek bir cümlesi var bu oyunda. Hatta tek bir kelimesi... Kelimenin tam olarak ne olduğunu hatırlamıyorum ama (Malum yüzyıllar önce izlemiştim) atıyorum "koyunlar" olsun... Bütün bir hafta gittiği heryerde, evde, okulda bunun provasını yapıyor. Durup durup "KOYUNLAR" diye dramatik sesle ortalarda dolaşıyor.

"KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR""KOYUNLAR"

Sonra oyun zamanı gelip çıkıyor. Sally sahneye çıkıyor ve şöyle diyor:

"HOKEY SOPASI"

:))))))))))))))))

Sonra da tabi oyundan sonra kahroluyor. "Allahım neden 'Hokey Sopası' Nedeeen?" diye.

Siz de benim gibi Snoopy hayranıysanız: http://www.peanuts.com/






 
Beside Snoopy entertains me so much, I have a scene in my memory from Snoopy when I remember it I laugh:
 All crew is getting ready for a play and Sally (Blonde with blue dress) has only line. In fact a word in that play. I really don’t remember which is the exact word but let’s say “Sheeps” She is repeating the word everywhere she goes, at house, school. Like she is walking an suddenly stopping and shout with dramatic voice: “SHEEPS”
“SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS” “SHEEPS”
Then the play day is coming. Sally is on the stage and shouting:
 “Hockey Stick”
 J))))))))))))
And afterwards She is in a deep agony:
“Why God why hockey stick”
If u r fan of Snoopy as I am: http://www.peanuts.com/












Korku

Onunlayken çok eğleniyordum,
Bir daha o kadar eğlenememekten korkuyorum.
Ona çok güveniyordum,
Başa çıkamamaktan korkuyorum.
Hep yanımda olacağını, beni koruyacağını düşünüyordum,
Ona ihtiyacım olmasından korkuyorum,
Annemle babam yaşlandıklarında onların yanında yapayanlız olmaktan çok korkuyorum.
Birlikte paylaştığımız onca şeyi unutacağım diye çok korkuyorum.
Silik bir anıya dönüşmesinden...
Onu Egemen'e ya da belki kendi çocuklarıma yeterince iyi anlatamamaktan korkuyorum.
Egemen ona ihtiyaç duyduğunda eksikliğinden ezilecek diye korkuyorum.
Onu istediği gibi yetiştiremeyeceğimizden korkuyorum.
Onun yanında olamadığım gibi Egemen'in yanında da olamayacağımdan korkuyorum.
Koruyabileceğimizden emin olmak istiyorum, olamıyorum, korkuyorum.
Dileklerim gerçekleşmeyecek diye korkuyorum.
Dua ediyorum...





18 Mart 2012 Pazar

My Bakery: Mr Little Sunshine








Bike, eat, drink, talk.

Bike, eat, drink, talk.(Bisiklete bin, ye, iç, anlat.)

Ride the subway,(Metroya bin)
Read, (Oku)

Read maps.(Haritaları oku)

Make maps, make art. (Haritalar yap, sanat yap)

Finish the to dos.(Yapılacak işlerini bitir

Tell my dad not

to stress about it. (Babama fazla stres yapmamasını söyle- benim durumumda anneme-:))

Hug my mom. (Annene sarıl)

Kiss my little sister. (Kardeşini öp)

Kiss my dad. (Babanı öp)

Make out. (Flört et:))

Make out more. (Daha fazla flört et)

Take her/his on a picnic. (Onu pikniğe götür)

See a movie with her/him.(Sinemaya götür)

Have a party. Tell people your story. (Parti ver. İnsanlara hikeyeni anlat)

Volunteer. (Gönüllü ol)

Help people. (İnsanlara yardım et)

Like people. (İnsanları sev)

Like me. (Beni sev)

Draw more. Draw a person. (Daha fazla çizim yap. Bir insanı çiz)

Draw a naked person. (Çıplak bir insanı çiz)

Run, travel, swim, skip.(Koş, seyahat et, yüz, geç)



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...