2 Mart 2012 Cuma

Ex'ten Next Olmaz...

Şimdilerde eski erkek arkadaşım bana yeniden ulaşmaya çalışıyor. Neredeyse 1 yıl oldu ayrılalı... Bu ne şimdi?

Sizler için bir özet geçeyim:

- Ben de bu akşam çok eğlendim. Teşekkürler.
- Ben de senden çok hoşlanıyorum.
- Aşkım, akşam D'larla çıkalım mı?
- Bir kız arkadaşının annesi vefat etmiş. Ona ulaşmaya çalışıyor. Ne tatlııııı... Ama biraz fazla mı uğraştı ne?
- Ok arkadaşı olacak tabi. Nolcak canım...
- Ne, neden ona biz sinemadayken kuzenlerimleyim" dedin? Allah Allah... Neyse büyütmeyeyim...
- Aaaa, cebinde "aşkım" diye başlayan mesajları da var. Bitti bu olay, asla affetmem...
- Ok, bu kadar özür diliyorsan ve bir daha beni asla aldatmayacağına ve onunla asla konuşmayacağına söz veriyorsan seni affediyorum...
- Nasıl yani, beni aldatıyor musun? Neden? Her şey mükemmeldi... Hem söz vermiştin....

Bu arada karşı tarafın özeti:

- Bu akşam çok güzeldin, çok güzel bir akşamdı.
- Ben senden hoşlanıyorum.
- Hastasın diye çiçek gönderdim aşkım eve, nerelerde geziosun sen, çiçekçi kapıda kalmış...
- Bir kız arkadaşımın annesi vefat etmiş. Ona ulaşmaya çalışıyorum. Çalışıyorum.Çalışıyorum.
- Ona ulaşamadım ama onun bir arkadaşına ulaştım. O bizi biraraya getirir.
- "Kuzenlerimleyim" dedim aşkım ama üzülmesi diye... Ben yoksa derim yani. Hani annesi vefat etti ya... Büyütmeeee...
- "aşkım..................."
- Özür dilerim. Bi daha asla. O zaten bana yazıp duran bir kaltak. Bilmio musun bu tip kızları. Ben ona karşı kesinlikle bi şeyler hissetmiyorum. Ama o benden kopamıo işte.... Ailem üzerine yemin ederim ki bi daha görüşmeyeceğim. Seni asla beni affettiğine pişman etmeyeceğim. Ben sensiz naparım. Ölürüm biterim....
- Ya aşkım, ben seni aldatıyorum. O kızla görüşmeye devam ediyorum. Hafta sonu da çıkıp takılcaz biz. Söz mü? Eeeee 3 hafta tuttum aşkım ben o sözü. 3 hafta görüşmedim onunla...Hem o dediğin gibi kaltak falan değil. Çok iyi bi insan...

İşte bir ilişkinin içine nasıl edilirin canlı örneği...

Peki neredeyse 1 yıl geçtikten sonra aradan bu dönüş neyin dönüşü olabilir? Şıklar:

- Valla arandım tarandım ama senin kadar salak ve anlayışlısını bulamadım. (Realite)
- Ben ilişkinin içine etmesem aslında güzel bir şeylere sahiptik. Tüh.... (İyimser tahmin)
- Seni unutamıyorum. Köpekler gibi pişmanım. (Ultra iyimser tahmin)
- Valla abazalıktan çatlıcam. Bi şansımı deneyim dedim. (Kötümser tahmin)

Her durumda exten next olmaaaaazzzzzzz....








Fotoğraflar ve programlar üzerine...

Malum Facebook'la beraber fotoğraflar artık sadece fotoğraf değil. İnsanlara hem ne kadar güzel şeyler yaşadığınızın, ne kadar güzel yerlere gittiğinizin ve ne kadar eğlendinizin en önemli kanıtı:))) Dolayısıyla artık küçük fotoğraf makinelerini bile beyenmez:) olduk. Hepimizin elinde birer Canon, Nikon...:)

Evet ama artık bi süre sonra bu makineler de yeterli gelmiyor ve bunları daha güzel, daha eğlenceli gösterecek programlara ihtiyacımız var. Şirket içi verilen bir eğitimle bunların başlıcaları hakkında bilgi aldık. Ve bu bilgileri biraz paylaşmak ama daha çok unutmamak adına bloglamak istedim.

Program 1: Windows Live Photo Gallery

http://explore.live.com/windows-live-essentials sitesinden Windows Live Essentials'ı ücretsiz download ediyorsunuz ve Photo Gallery'i de içinde geliyor. Bu programda güzel olan resimlerinizi toplu olarak blog'unuza atabilyorsunuz. Photo Gallery içinden açtığınız resimleri seçip Create menüsünden Blog Post dediğinizde işlem tamamlanmış oluyor.

Ayrıca Youtube'a buradan direkt resim ve video gönderebiliyorsunuz...

Program 2: Microsoft Research AutoCollage Touch 2009

http://research.microsoft.com/en-us/um/cambridge/projects/autocollage/ sitesinden trialını indirebilyorsunuz.

Bu da fotoğrafları kolajlamayı sevenlere...


Program 3: Microsoft Image Composite Editor

Biz MS lular olarak kendi sitemizden direkt indirdik ama bir şekilde satılıyordur veya download ediliyordur.

Bu programda bir noktadan durup arka arkaya panaromik fotoğraflar çektiğinizde kusursuz birleştiriyor onları.

Links:

Auto Collage:


Photosynth:


ICE:


Live Photo Gallery (Live Essentials):


Office Picture Manager:


Pro Photo Tools


Word:



Create Your Style

Süper bir site keşfettim: http://www.polyvore.com (Pinterest saolsun:))

Sitede Create menüsüne girip sınırsız son moda kıyafeti kendiniz birleştirip kendinizce mükemmel kreasyonu yaratabilirsiniz.  İşte benim seçtiğim bi kaç güzel kombinasyon ve en sonda da benim Girls Night Out kreasyonum:)






                                 http://www.polyvore.com/cgi/set?id=44749668#fans

23 Şubat 2012 Perşembe

Wonderfull Rain/Snow Moments

O kadar kar, yağmur yağdı. Soğuktan ve kardan şikayet etmekten aklıma hiç fotoğaf makinemi alıp dışarda resim çekinmek gelmedi. Halbuki kuzi de burdaydı. Tüh...

Next time may be...







21 Şubat 2012 Salı

Lauren Conrad

The Hills'i izlerken şu duygu uyanıyordu bende. Ben de böyle bir hayat istiyorum!

Kızlar liseden mezun oldular. Los angeles'a gelip dream job'larında stajer olarak işe başladılar. Bi yandan da istedikleri bölümde istedikleri için okuyorlar.

Bunlar zaten olabilecek şeyler. Ama TV Show'un getirisi de showda daha aydınlık çekimler yapabilmek için bunlara süper evler verilmesi, showda daha fazla yeralabilmeleri için iş yerindeki hızlı terfiler...

Gece muhtemelen normal maaşlarıyla gidemeyecekleri veya saatlerce sırada bekleyecekleri süper gece kluplerine girişler, partiler...
Sadece The Hills'deyken showun kendisine sağladığı hayat bile ona imrenmek için bir neden benim için:)

İşte ben de oyle bir hayatım olsun istiyorum... Ben çabalamasam da her şey bana gelsin istiyorum... Var böyle insanlar, görüyorum... Bilmiyorum, bazen bana her şey için çooook uğraşmam, gecelerce dua etmem gerekiyor gibi geliyor. Elimdekilerin kıymetini bilmiyor değilim ama bu tiplere de özeniyorum işte ne yapayım...

Lauren ise ayrı bir case benim için. Benim var öyle pyscoca kadın karakterleri idolleştirmem. Bir dönem de Xena manyağıydım:) Şimdi de Lauren. Çok akıllı, çok güzel... O showdan sıyrlıp kendi kıyafet line'ının yarattı, süper bir blog'u var (tamamını kendi yazdığından şüpheliyim:)) Bir IT girl oldu. Güzel beraberlikler yaşıyor. Ailesiyle arası çok iyi. Kitap bile yazıyor. Ve okudum, gayet başarılı...Daha ne olsun...

Neyse... Cok beyeniyoruz. Ailecek...:))




Güzel bir günün ardından...

Babamı Egemen'in oyuncakları ve 2 adet tablo ile havaalanına yolladıktan sonra süper bir havuz, jakuzi, buhar odası dinlencesi (Yoksa yorulmacası mı desem?) Evde kanki ile kremalı makarna, adana, home made patates püresi ve full gosssip eğlencesi, devamında sütlü kavve... Hımm. Ben bunları yaparken zavallı babacım oyuncaklar yüzünden havalanında terörist muamelesi görmüş. Üstelik oyuncaklardan biri sürekli "viuv viuv" ses çıkarıyormuş ki bu işini daha da zorlaştırmış. Sarıp sarmaladığım tüm koliyi açtırmışlar. A kind of funny- Sorry Dad:) Tabloları da zorla paketlettirip bagaja vedirmişler ve birinin camı kırılmış:(((


14 Şubat 2012 Salı

So Funny

Kuzimin geçen haftaki ziyaretinde bir değişiklik yapayım ve bu defa  onu rejime sokmak yerine birlikte çılgınlar gibi yiyelim dedik. Bu bana zaten fazladan 5 kilomun üzerine +2 kilo ona da  tartılmadı ama sanırım min +3-4 kilo olarak geri döndü.
Ne derler bilirsiniz:

A moment on the lips
Forever on the hips:)))

Sonuç olarak bana bugünkü telefon görüşmemizde 2 gündür kıyafet almak için denediğinde gördüğü manzaradan hiç hoşlanmadığını anlatıyordu ki arkasından anlattığı şu olay  bizi krize soktu:

Sevgilisi ile restorandalar. Sevgilisi ona moral vermeye çalışıyor:

- Aşkım o kadar şişman değilsin. Bk şu yan masadaki çifte... Ne şişmanlar var...
- Canım o kadın 7-8 aylık hamile....




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...