7 Temmuz 2012 Cumartesi

My American Dream/ Benim America Rüyam

19.Temmuz.2010'da kardeşimle beraber ilk Amerika tatilimize çıktık. İşte o tatilimizin resim ve notları:)

LA Gunlukleri 1.Gun: Henuz fotograf makinesi almadim o yuzden resimler yok ama gorduklarimi paylasayim en azindan. Yurda ulasmamiz evden ayrilmamizdan itibaren neredeyse 24 saat surdu. NYa varis 9 saat oradan LA e gelmek de bi 6 saat daha. Tabi aralarda bekleyisler falan da var.

JFK super buyuk bir havalani. Terminaller arasi mesafeyi Air train diye metronun yukardan giden benzeri araclarla aliyorsunuz. Bu surede de filmlerdeki kafasi sarikli hintli taksi soforlerini, limuzinleri, konuskan otobus soforlerini, filmlerdeki tum kliseleri gorduk. Neyse bizim saatimizle sabah 10 da yerel saatle gece 12 de yurdumuza kiralik aracilimizla ulastik.

Kisa bir yerlesim surecinden sonra unlu Santa Monica sahiline gittik. Saat yerel saatle gece 2 falandi. Super bir goruntu. Okyanus kesinlikle denizden daha farkli....Gece bile farki gorebiliyorsunuz.

Kisa gece turumuz sonrasi bizim saatimizle gunduz 10 falan olmasina ragmen yatip uyuduk. Jet lag etkisi simdilik yok gibi...






Los Angeles Günleri 2. gün: Bugün ilk arkadaşlarımızla önce Santa Monica'daki 3. cadde de yemek yiyip sonrasında Beverly Hills'e ulaşmak amacıykla yola çıktık. Ama aptal GPS cihazı bizi bir türlü anlamadığı için sanırım Beverly Hills'in arka sokaklarından ileri gidemedik:) Epey saçma bi zaman BloomingDales adlı alışveriş merkezinde zaman geçirdikten sonra burada bir parantez açıyorum. Amerika ucuz flan diil ya. Herşey gayet pahalı valla. Ya ben daha Outlet'e gidemedim ve herkes Amerika ucuz derken Outlet'i kastediyordu ya da insanlar farklı bir zaman diliminde geldiler. Bi de vergileri etikette yazmıyorlar. Anca kasaya ödemeye gidince aslında gördüğün fiyattan en az %10 daha fazla olduğunu anlıyorsun. Yemeklerde bile öyle. Bu sabah 25 dolara bir omlet yanında da 2 dilim tavuk yedik valla. Neyse parantezi kapıyorum.

Sonra arkadaşlarlan elimiz boş dönmeyelim deyim LA saatiyle akşam 5 'te bizim saatle sabahın köründe:) (3:00AM) Hollywood Bulvarına gittik. Burada 1000 km pardon mil:) ünlü birinin yıldızını görücez diye yol katettik ama tanıdık bi Allahın kulu yok nerdeyse. Bi Michael Jackson'ın yıldızını gördüm. Onun başında da 100 kişi foto çekiodu, yanaşamadık bile. Ben de Anca Vinie The Pooh'un yıldızını çekebildim:)

Buradaki hediyelikçileri, Mumya müzesini falan gezdelim derken LA saati akşam 9 oldu.Canımız çıktı. Tam Codak Theatre'da güzel bi konser yakalmıştık ki artık yorgunluktan öldüğümüzü farkedip izlemeden yurda döndük. Okyanusu anca uzaktan çekebildim. Bugün hava bulutluydu. Yarın güzel olursa sahil yapıcaz. Daha güzel resimlerini koyarım.








LA Günlükleri 3. Gün: Resim altına yazdığım 2. gün farkedilemediği için. 3. güne gene buradan devam ediyorum. Sevgili arkadaşlarım yorumlarınız süper. Onlara cevabım: Evet isteğiniz üzerine okyanus resimleri yayında:) Sermin özellikle senin için:) Yok hala indirimli bi yer bulamadık:) ve Işıl yerini hazır.

Bugün sonunda LA muhtarımız Emre'yleydik. 2 araba bizim okuldaki ekibin de dahil oldugu grubumuzla önce Santa Monica Pier'deki lunaparka gittik. Rollar coster'a falan bindi grup ama Emre bize Sixth Flag diye Rolar Coster tapınağını anlattığı ve buradakiler nekü canım diye küçümsediği için ben pek rağbet etmedim. Bu hafta muhtemelen Sixth Flag'e gidecüüz.

Oradan Marina Del Mar'a gidelim dedik 2 araba. İşte resimlerini eklediğim sörfçü kaynayan yer. Ama bi şekilde 2 arabanın birbirini takip etmesinin burada imkansız olduğunu anlayarak Evrenlerin ekibini kaybettik. Ama sonra bi şekilde Emre'nin de ısrarı üzerine gruptan geriye kalan Evren'i bulup bi yerde Meksika dürümü çaktık ama klasik Türkler olarak "canım nerde bizim dürüm nerde bu" geyiğini atlamadık tabi

Emre bize bissürü yararlı bilgi verip nasıl benzin almamız gerektiğini öğretti saolsun. Bizi de Disneyland'a, baseball maçına (bulabilrse) outlet'e götüreceğine söz verdi:)

Yarın sakin sakin sahilde takılcaz şimdilik plan bu. Ama hava hala kapalı ve nerdeyse soğuk. So...




LA Günlükleri Gün 4: Ya California iyi güzel de okul biraz garip gibi sanki. Şu ana kadar hayatta kullanmayacağım kelimeler öğrenip duruyorum. Fertilized egg gibi. 3 gündür bu konuyu işlioruz. Kısır bir kadının döllenmiş yumurtaları üzerine geçirilen 3 gün. Uzman olduk valla kadın doğum üzerine…

Okuldan sonraki aktivite grubu gittikçe büyüyor. İlk gün 5 kişi yemeğe çıkmıştık bugün 10. Ekipteki fransızlardan şikayet ediorduk, sürekli aralarında fransızca konuşuyorlar diye onlara bi de kendi aralarında konuşan italyanlar, ruslar—kazaklar ve brezilyalılar katıldı. Fıkra gibiyiz resmen.

Okul çıkışı bir Tai restoranında pilavlı tavuk yedik cümleten:) Bizim yurdun hemen üstündeki 3th St(bi nevi Bağdat Caddesi)e gittim ilk kez içeriği kontrol etmeye. Ama yok Elifcim buradaki Mango bile bizdeki fiyatların 2 katı. Bi de bazı yerlerde kredi kartım geçiyor bazılarında geçmiyor. So 3 $lık sandelet aldığımla kaldım

Bi de burası bayağı soğuk ya. Resmen sonbahar-kış. Mini eteklerim ve şortlarımla resmen açıkta kaldım.Öğleden sonra Allah’tan hava az açıp güneş göründü de ilk kez Santa Monica plajına gidebildik. Ve evet LA sahillerinde gene ekipcek güneşlendik. Gerçi Kaygısızlar’ın LA versionu gibiyiz ama olsun, kalabalık iyidirJ

Akşama da sahilde bi İtalyan adamın konseri vardı. Çoook güzeldi. Acayip eğlendik. Ekipteki İtalyanlar koptu resmen. Her şarkısını birlikte söylediler. Biz de Tarkan’I bekliyoruz artık. Gelsin 2 konser versin şurdaJSon olrak ek bilgi: LA’e gelip de Santa Monica’da kalmak isterseniz bizim kaldığımız otelde 10 gün 450 USD:)










Bu da Konserdeki adamın klibi.

A te - Lorenzo Jovanotti Cherubini - Ufficiale





LA Günlükleri Gün 5: Evet sonunda outlet'e g,tt,m ve nispeten ucuz alışveriş yapmayı başardım. İnsanlik için küçük ama benim için büyün bir adım. Ontario Mills'daki (Thanks to Emre) Santa Monica'ya yaklaşık 1,5 saat uzaklıktaki bir Outlet. Süperdi.

Bu arada şunu öğrendik ki Amerika'daki çevre yollarında en sol şeritte "Only for Carpools" diye ayrı bir şerit var. O şerit daha hızlı ilerliyor çünkü daha az araba var orada. Diğer şeritler trafikte beklerken o yanımızdan Metrobüs hattı gibi vız vız ilerliyor. Öğrendik ki meğerse içinde 2 veya daha fazla kişi olan arabalar o şeriti kullanabiliyormuş sadece. Ne garip di mi?









LA Günlükleri 6-7:San Diego SeaWorld: Santa Monica'ya 2 saat uzakta. Yunus, balina, katil balina, deniz aslanları, penguenler bi de garibim sıradan balıklar işte... Bol bol şu yunusları balinaları havuz içinde hoplatıp zıplattıkları şova gittik. Hepsi birbirinden güzeldi.

Hani şu "aman gitmeyin, o zavallıcıkları eğitmek için neler yapıyorlar" dedikleri şovlar. Valla süper eğlenceli "once in a life time şovlardı."

Üstüne de bi de SNOOP DOG ailesiyle şova gelmesin mi. Millet şovu falan bıraktı, Snoop'un resimlerini çekmeye başladı. Benimse kameramın Sea World'e girdikten 10dk sona bittiğinden 1 adım ötemden geçen Snoop'a el sallayıp, " Biz sizin aliecek hayranınız" demekle yetindim:(

Dünse bir önceki günün yol yorgunluğunu atmak için yine sahil, 3.cadde alışveriş falan takıldık. Hava hala çok soğuk. Işıl eğer seni tanıyorsam getirmen gerekenleri söylüyorum: 1 adet bot, en kalınından 12 çorap, sweatshirt, hırka, kazak.. Ya da sen en eyisi Palandökende giydiğin kayak takımını getir. Anca...:)




LA Günlükleri Gün 8: Bugün Malibu plajına gittik. Bizim Santa Monica plajı çook daha büyük ve temiz omasına karşın burada da bi ton sorfçü görmek kaydıylan mesut olduk. Akşam da yine İtalian Guyslarda Garden party vardi ki geceyi orada tamamladık. Şimdi uyku vakti:)







LA Günlükleri Gün 9-10-11: Sırasıyla Six Flags, alışveriş ve Universal Studio. Ben susuyorum, fotoğraflar konuşsun:)








ASlında devamı da var ama fotolar 1000 milyon MB olduğu için yüklemekten canım çıktı. Devamı daha sonra....

1 Temmuz 2012 Pazar

Funny Little Things/ Küçük Komik Şeyler

I slept like a baby means: I stayed up crying for much of the night, then wet the bed a few times.
:)
Bebekler gibi uyudumun anlamı: Gece boyu ağlayarak uyandım ve bi kaç kere altıma kaçırdım:)

B: I was watching Batman Begins but in the middle of it I fall asleep.
E: Batman Sleeps:)
B: Batman Başlıyor'u izliyordum ama yarısında uyuyakalmışım.
E: Batman Uyuyor:)

Dün geceki eğlencemiz sabaha karşı çorbacıda işkembe çorbası içerek sonlandı. Tabi bol sarımsakla. Kokmamak için ağzıma attığım limon aromalı sakız biraz sonra sarımsak aromalıya dönüştü. Nasıl yediysek artık:)
Sonrasında beynimde şimşekler / kahkahalar yankılandı.Dahice bir fikrim var: Sarımsak aromalı sakız. Böylece rahatlıkla sarımsak yiyebilir, cevrenizdekilerle de kokuyu almamaları için Sarımsaklı sakız ikram edebilirsiniz. Br sonraki üretim aşaması için de soğan aromalı sakız düşündüm. Tam bir girişimcilik örneği:)
Our entertainment was ended at soup shop by drinking rumen soup. With garlic of course. The gum for suppressing odor turned to gum with garlic aroma.
Here is a super creative entrepreneurship idea: Gum with garlic aroma. So you can eat garlic carefree and after that you can treat garlic gum to anybody else around for not to get smell. I thought also onion gum too for second production base. Am I genius or whatJ







Batman vs Joker

Joker, Batman - Kara Şovalye'de dürüst savcı Harvey Dent'i sadist bir canavara dönüştürdükten sonra Batman'a şöyle diyor: Delilik yer çekimi gibidir. Birazcık iteklemek yeterlidir.

Kendi adıma, bazen çevremdekiler bu çekime kapılmasın diye çok uğraştığımı, yorulduğumu hissediyorum. Onlar düşmesin diye uğraşırken debelenmelerini gözardı adiyorum onlara elimi uzatıyorum ama bir noktada onların da bu düşüş sırasında beni aşağıya çektiklerini hissediyorum. Bazen yerçekimine karşı koymak imkansız oluyor ve bir noktada bu elleri bırakmanız gerekebiliyor.

Sonucun onlar için acı olacağını düşünüyorsunuz değil mi? Belki de sizin yorulduğunuz noktada onlar başka eller buluyorlardır düşmemek için. Sizin yorgun elinizden daha güçlü eller. Dolayısı ile yorulduğunuz nokta da bırakmak belki de onlar için de sizin için de daha hayırlı oluyordur. Ha?

Noluyo ya, aşağı mı düşüyorum ben? Hahahaha...


On Batman –Dark Night, after made transform decent attorney Harvey Dent to sadist monster, Joker tells Batman: Madness is like gravity. A little push is enough.

If I speak for myself, sometimes I feel so tired of making an effort for my friends or family not gravitate in and fall. I ignore their struggling desperately and give my hand to them but at some point I feel like they pull me with them too. And sometimes it turns out it’s too hard fighting with gravity and it’s necessary that you have to unclasp one's grasp.

You may think that it’ll be too painful, right? But maybe when you’re tired you should unclasp one's grasp and they can find different hands for holding them, stronger than your tired arms. So it’ll be good for everybody.

What!!! Am I falling 2? Hahahaha…








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...