Writers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Writers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2013 Pazar

Kadınlar Ne ister? / What do women want?


Siz de biliyorsunuz bu şeylerin bir genellemesi yok ama en azından benim erkek arkadaşım için benim ne istediğimi buraya yazıyorum.

Öncelikle hergün arayıp sorulmak ve aradığımda sana ulaşmak istiyorum.

Yurtdışına, şehir dışına çıktığında "geldim, başıma sunlar geldi" diye haber verilmek, orada da aklında olduğumu bilmek istiyorum.

Romantik mesajlar at istiyorum ilişkimizin başındaki gibi.

Yılbaşını, doğum günlerimizi, sevgililer gününü istisnasız birlikte geçirmek istiyorum.

Beni üzdüğünde küçük sürprizlerle gönlümü al istiyorum ve gereksiz yere beni üzmemeni

Benim için önemli olan şeylerin küçük de olsa senin için de önemli olmasını istiyorum

Seninle gülmek

Kendimi tutmadan sana aklımdan geçen her şeyi söylemek, yazmak istiyorum

İlişkimizi bir gelecek korkusu olmadan yaşamak

Sadece anımızı, günümüzü en iyi şekilde geçirmeye odaklanmak

Arkadaşlarınla tanışmak

Arkadaşlarımla tanışmanı istiyorum

Gün Işığımı birlikte gezdirmek istiyorum

Tüm günü seninle geçirmek

Aylak aylak saçma romantik komediler izleyerek,

Uzun kahvaltılar etmek

Alışverişe gitmek istiyorum

Bana hediyeler almanı

Sana hediyeler almak istiyorum

Sonsuza kadar seninle öpüşmek

Sarılmak

Kokunu hissetmek istiyorum

Başımını okşamanı

Elimini tutmanı ve hiç bırakmamanı istiyorum.

Senin de benim kadar bu ilişkinin içinde olmanı

Yeniden ilham perin olmamı istiyorum

Odandaki boş çerçevelerden birine de bizim resmimizi koymanı

Hep yanında olmak

İşte hepsi bu kadar

 

 

As u know, there is no generalization for these things but I can write what I want from my relationship for my boyfriend at least.

 

First of all, I wanna be called every day and I wanna reach u every time that I call

I wanna get news from u when u are out of town or country even for “I came, Guess what has happened”

I want romantic messages like the beginning of our relationship

I wanna be together at every special days, the new year eve, our birthdays or valentines days

I wanna made surprises by u when u make me upset and I want not to make upset me

I want the important things for me to be important for u too, even if they small.

Smile with u

Lough with u

I wanna tell u every thoughts in my mind, write everything

I wanna live my relation without any future fear

I wanna focus to live the moment and day in a best way

Meet with your friends

Meet u with my friends

I wanna make your day with my Sunshine

I wanna spent a whole day with u

As watching silly romantic comedies

To make long breakfasts

To go shopping

I want u to give me presents

I want to give u presents

Kiss u till the eternity

To hug

I wanna feel your scent

To u pat my head

I wanna hold my hand and never let it

I want u to involve in this relation as I do

I wanna be your muse again

I want u to put our picture in one of the empty frames at you room

I wanna be with u always

That’s it.









 

1 Temmuz 2012 Pazar

Batman vs Joker

Joker, Batman - Kara Şovalye'de dürüst savcı Harvey Dent'i sadist bir canavara dönüştürdükten sonra Batman'a şöyle diyor: Delilik yer çekimi gibidir. Birazcık iteklemek yeterlidir.

Kendi adıma, bazen çevremdekiler bu çekime kapılmasın diye çok uğraştığımı, yorulduğumu hissediyorum. Onlar düşmesin diye uğraşırken debelenmelerini gözardı adiyorum onlara elimi uzatıyorum ama bir noktada onların da bu düşüş sırasında beni aşağıya çektiklerini hissediyorum. Bazen yerçekimine karşı koymak imkansız oluyor ve bir noktada bu elleri bırakmanız gerekebiliyor.

Sonucun onlar için acı olacağını düşünüyorsunuz değil mi? Belki de sizin yorulduğunuz noktada onlar başka eller buluyorlardır düşmemek için. Sizin yorgun elinizden daha güçlü eller. Dolayısı ile yorulduğunuz nokta da bırakmak belki de onlar için de sizin için de daha hayırlı oluyordur. Ha?

Noluyo ya, aşağı mı düşüyorum ben? Hahahaha...


On Batman –Dark Night, after made transform decent attorney Harvey Dent to sadist monster, Joker tells Batman: Madness is like gravity. A little push is enough.

If I speak for myself, sometimes I feel so tired of making an effort for my friends or family not gravitate in and fall. I ignore their struggling desperately and give my hand to them but at some point I feel like they pull me with them too. And sometimes it turns out it’s too hard fighting with gravity and it’s necessary that you have to unclasp one's grasp.

You may think that it’ll be too painful, right? But maybe when you’re tired you should unclasp one's grasp and they can find different hands for holding them, stronger than your tired arms. So it’ll be good for everybody.

What!!! Am I falling 2? Hahahaha…








6 Nisan 2012 Cuma

Something that could change this?

as we strain to grasp the things we desire...
the things we think will make our lives better...
money, popularity, fame...
we ignore what truly matters...
the simple things: like friendship, family, love.
The things we probably already had.


arzuladığımız, yaşamımızı daha iyi yapacağını düşündüğümüz "para, popülarite, ün.." gibi şeyleri yakalamak için zorlanırken, gerçekte neyin önemli olduğunu ihmal ederiz. Basit şeyleri: arkadaşlık, aile aşk gibi. Muhtemelen zaten sahip olduğumuz şeyleri...



-----------------------------------
I guess I should have said something...
Anything.
I mean, u know if you can say right words, u can make him stop...
it suddenly seemed like no words had ever been written.
But when someone tells you that they somehow stopped missing you,
you're pretty much screwed no matter what you say.
- I'm sorry.
See, but there had to be something, right,
something that no one had ever said in the history of the world,
something that could change this?
-I'm sorry.
-Yeah, me too.
That wasn't it.

Sanırım bir şey söylemeliydim
Herhangi bir şey
Demek istediğim, bilirsin doğru şeyleri söyleyebilirsen, onu durdurabilrsin...
Bir anda hiç bir kelimen daha önce yazılmamış gibi geldi
Fakat birisi sana seni artık özlemediğini söylediğinde
Ne söylersen söyle gayet mahvolmuşsun demektir
-Özür dilerim
Fakat birşey olmalıydı. Doğru olan bir şey
Bunu değiştirebilecek bir şey
-Özür dilerim
-Evet, ben de.
Bu değil kesinlikle...




Nobody has all the answers,but we all have our "why's."
"Why did it happen to us"
"Why didn't we see it coming?"
"I know you want some answers."
"But what is the right answer?"
"Actually there is no answer."
"There's just life."
Just life.
And if you just give in, it will make this
a much greater tragedy than it already is.


Kimse bütün cevapları bilme ama herkesin "Neden?leri" vardır. "Neden bizim başımıza geldi" "Neden bunun olacağını daha önceden göremedik?" Biliyorum,bazı cevaplar istiyorsun. Ama doğru cevap nedir? Aslında cevap yok. Sedece hayat var. Sadece hayat. Ve eğer vazgeçersen bu onu olduğundan daha büyük bir trajedi haline getirir...







Şu anda dünyada 6 milyar insan var. 6 milyar ruh. Ve bazen... Tek ihtiyacınız olan biri.



I know, I'm like a high-school student and although I say sometimes "C'mon, noone talks like a book in real life", One Tree Hill is a goos TV serie.Here is a few quotes which has deep inpacts of me and millions of high-school students:)

Biliyorum, liselilerden farkım yok ama bazen yeter artık kimse bu kadar kitap gibi konuşmaz gerçek hayatta desem de One Tree Hill bence çok iyi bir dizi... Yukarda beni ve muhtemelen dünyadaki milyonlarca liseliyi:) vuran bir kaç satırını paylaşıyorum...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Mutlu yıllar banaaaa!! / Happy birthday too meeee!!

ve bir doğum günü daha geldi çattı...ben kutlamaktan bıktım o gelmekten bıkmadı.zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlamak zor.daha dün başka yerde başka bi hayatı yaşarken bi bakmışsın rüzgar seni hiç tahmin etmediğin yerlere sürüklemiş.dün sevdiğini bugün sevmez olmuşsun.dün gördüğünü bugün göremez olmuşsun


hepsi bir yana da artık aynaya baktığımda kendimi tanıyamıyorum.hissettiklerimle yasadıklarımla bır değil görüntüm.kalbim kalk oyna eğlen gül hayat senin birdahası yok derken yüzüm dur bakalım hiç yakışır mı yetişkin bi bayana diyor.hayat rakamın ilerledikçe çelişkilern de çoğalıyor.nedir bu hayatın diretmeleri?hep bi zorundalık durumu.okumak zorundasın çalışmak zorundasın iyi bir kardeş iyi bir evlat kısacası ideal insan olmk zorundasın.bir bakmışsın bir sürü zorundalık içinde kayboluvermişşin.yaşın olmus 23.peki bu sen misin?diyelim sensin de; olmak istediğin sen misin?bilmem.olmak istediğim ben hatalarla dolu bi ben olabilirdi.daha yanlız daha mutsuz belki de zavallı bi ben olabilirdi.başkalarının şekillendirdiği 'ben'in sorumluluğunu taşımak daha kolaydı.en azından bu sorumluluğu başkalarıyla birlikte taşımak daha kolaydı.


şimdi 1yaş daha yazıldı hanemıze.vucudum 1 yaş daha büyüdü.her saniyesinin tadına varavara yaşadığım nice mutlu yıllara.iyi ki ben de varım bu hayatta...

Ayşenur B.









And here another birthday comes again. I'm really sick of to celebrate it, it doesn’t sick of to come. It’s hard to get how fast is time running. When you have lived a different life in a different place yesterday, today the wind blew you totally different place where you never imagined about. Today you doesn’t love anything anymore that you loved yesterday. Today you can’t see something anymore that you can see yesterday.

More important I can’t recognize myself the mirror. My feelings, my livings aren’t the same with my appearance. When my heart tells me “Come on, get up, play, have fun, lough, it’s your life, there is nothing else” my face in the mirror tells me “ Hey, stop. Is it appropriate like your age lady”. While your life number is getting bigger, your dilemmas are getting bigger too. What are these insistences of life? Always a must situation: You must graduate, you must work, you have to be a good sister and you have to be a good daughter. In short, you must be ideal. At last  you find yourself lost in a bunch of must. Your age is now 23. But is that real you? Ok let’s say it is but is that what you want? I don’t know.

May be it’s better cause me who what I want could be me with full of mistakes. Lonelier and unhappier may be. A loser me may be…It’s easier to be responsible of me who is shaped by others. At least you can share this heavy responsibilities with others too.

Now it’s written one more digit. My body is older 1 year.

Happy enjoyable, satisfying, full of joy birthday to me.

Fortunately I’m as I’m in this life.

Aysenur B

26 Mart 2012 Pazartesi

Hayattan ne öğrendim... / What I've learned from life...

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
* * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * *
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

Can Dündar












I was born in an eternal darkness. I saw the light, I was scared. I cried.
Over time I learned to live in light. I saw the darkness, I was scared.
After a while I waved the loved ones in eternal darkness
I cried.
***
I learned to live.
I learned that birth is the moment that starting to finish the life and the sections between are times which stolen from the dead

***
I've kearned time.
I raced with it ...
Over time, I learned you can't race with time, you just can make peace with it
***
I learned people.
Then there are goods and evils in people...
Then I learned that the good and evil within every human being.
***
I learned to love.
Then the trust ...
Then I learned trust is more permanent then love, love was founded on solid ground of trust
***
I learned the human skin.
Then there is a soul under this skin ...
Then I learned that the soul is actually over the skin.
***
I learned the UNIVERSE.
Then I learned the ways of lighting the UNIVERSE.
Finally, I learned for enlighten the UNIVERSE before you should enlighten your environment
***
I learned bread.
Then I learned you need to produce plenty of bread for peace ...
Then I learned that sharing bread fairly is as important as to produce plenty of bread.
***
I learned to read.
I taught myself writing after ...
And after a while writing taught me myself ...
***
I learned to go.
Then to return because of not standing...
Then to go Even though myself...
***
I learned to defy the world alone at a young age ...
Then I realized you should walk with crowds.
Then I realized the main walking should be against the crowds.
***
I learned to think.
Then I learned to think in patterns.
Then I learned that the healthy thoughts is destroying patterns.
***
I learned the importance of honor at home ...
Then I learned that it's dishonesty to expect honesty from devoid; and real honor is not to touch to sin even if it's under your hand.
***
I learned the truth one day ...
And the truth is painful ...
Then, I learned a dose of pain, adds flavor to life as to food.
***
I learned every living thing tastes the death but just somes taste the life.


Can Dundar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...