4 Nisan 2012 Çarşamba

Mutlu yıllar banaaaa!! / Happy birthday too meeee!!

ve bir doğum günü daha geldi çattı...ben kutlamaktan bıktım o gelmekten bıkmadı.zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlamak zor.daha dün başka yerde başka bi hayatı yaşarken bi bakmışsın rüzgar seni hiç tahmin etmediğin yerlere sürüklemiş.dün sevdiğini bugün sevmez olmuşsun.dün gördüğünü bugün göremez olmuşsun


hepsi bir yana da artık aynaya baktığımda kendimi tanıyamıyorum.hissettiklerimle yasadıklarımla bır değil görüntüm.kalbim kalk oyna eğlen gül hayat senin birdahası yok derken yüzüm dur bakalım hiç yakışır mı yetişkin bi bayana diyor.hayat rakamın ilerledikçe çelişkilern de çoğalıyor.nedir bu hayatın diretmeleri?hep bi zorundalık durumu.okumak zorundasın çalışmak zorundasın iyi bir kardeş iyi bir evlat kısacası ideal insan olmk zorundasın.bir bakmışsın bir sürü zorundalık içinde kayboluvermişşin.yaşın olmus 23.peki bu sen misin?diyelim sensin de; olmak istediğin sen misin?bilmem.olmak istediğim ben hatalarla dolu bi ben olabilirdi.daha yanlız daha mutsuz belki de zavallı bi ben olabilirdi.başkalarının şekillendirdiği 'ben'in sorumluluğunu taşımak daha kolaydı.en azından bu sorumluluğu başkalarıyla birlikte taşımak daha kolaydı.


şimdi 1yaş daha yazıldı hanemıze.vucudum 1 yaş daha büyüdü.her saniyesinin tadına varavara yaşadığım nice mutlu yıllara.iyi ki ben de varım bu hayatta...

Ayşenur B.









And here another birthday comes again. I'm really sick of to celebrate it, it doesn’t sick of to come. It’s hard to get how fast is time running. When you have lived a different life in a different place yesterday, today the wind blew you totally different place where you never imagined about. Today you doesn’t love anything anymore that you loved yesterday. Today you can’t see something anymore that you can see yesterday.

More important I can’t recognize myself the mirror. My feelings, my livings aren’t the same with my appearance. When my heart tells me “Come on, get up, play, have fun, lough, it’s your life, there is nothing else” my face in the mirror tells me “ Hey, stop. Is it appropriate like your age lady”. While your life number is getting bigger, your dilemmas are getting bigger too. What are these insistences of life? Always a must situation: You must graduate, you must work, you have to be a good sister and you have to be a good daughter. In short, you must be ideal. At last  you find yourself lost in a bunch of must. Your age is now 23. But is that real you? Ok let’s say it is but is that what you want? I don’t know.

May be it’s better cause me who what I want could be me with full of mistakes. Lonelier and unhappier may be. A loser me may be…It’s easier to be responsible of me who is shaped by others. At least you can share this heavy responsibilities with others too.

Now it’s written one more digit. My body is older 1 year.

Happy enjoyable, satisfying, full of joy birthday to me.

Fortunately I’m as I’m in this life.

Aysenur B

30 Mart 2012 Cuma

Hair Ispiration

Aşağıdaki resimlerde farklı olan 2 taneyi bulun. Ve ortak olan resimlerde ortak özellik hangisi belirtin:)

Şaka bir yana yeniden kahkül kesmeye karar verdim. Yarın, ilk iş:)

---------------

Find 2 different pictures below and indicate what is the common point of similar pictures.:)

Joking aside, I decided to have barn. As tomorrow the first task:)
















Clothes over Bros!

Buraya modayla ilgili söylenmiş güzel sözler koyayım dedim ama hepsi o kadar sıkıcıydı ki resimlerin ve elbiselerin güzelliklerini bozacaklardı neredeyse... Gerçek şu ki, paramız ne kadar az olursa olsun veya ne kadar çok elbisemiz olursa olsun almaktan hiç ama hiç sıkılmayacağız.

Biraz önce yeni aldığım klasik takıma, ve elbiseye gerçekten ihtiyacım var mıydı diye düşünüyordum. Dolabımda gerçekten ama gerçekten o kadar çok kıyafet var ki Ve hepsi de güzel kıyafetler, eski, modası geçmiş ya da sıkıcı da değil....

Sadece yeniyi seviyoruz. Yeni kendimizi iyi hissettiriyor. Tabi eskiyinceye kadar. Herneyse bunlara bakmak bile iyi hissettiriyor kendimizi...














I wanted to put here fashion quotes but they were totally boring even they would ruin all these beautiful pictures. The truth is, how much we were broke to the wide or how many dresses we have, we’ll never get bored getting new clothes.  

I was thinking about classic suit and dress too which I bought just yesterday, do I really need them. I have really but really that much clothes in my closet… And all of them are stylish and beautiful, not démodé or boring or even old.

We just love the new. It makes us feel good. Of course until they were getting old. Whatever…Even looking them makes feel good ourselves.  

HER AŞK YENİDEN BAŞLAR BAHARDA

Bahar hep heyecanlandırmıstır beni. Nedendir bilmem, aynaya baktığımda bile daha güzel görürüm kendimi. Aslında bunun sebebi kışın beni çok yıpratması eskitmesi de olabilir. Kıştan kurtulmanın verdiği bi ışık da olabilir bu...
Ama baharda en çok yeni başlayan aşklar heyecanlandırır beni. Sadece yeni tanışanlar için geçerli değil bu. Her aşk yeniden başlar baharda. Kışın buzları soğuk kavgaları çözülür, güneşe bakarsın için ısısnır 'boşver' dersin.geçer gider.sonra onun gözlerine bakarsın;daha parlaktır çünkü daha çok ışığı yansıtır artık.
Baharı sevmemın bı nedenı de bahar çocuğu olmam olabilir. 1 Nisan sabahı doğmuşum ben.hem bahar hem de şaka günü.bitmek bilmeyen enerjimi biraz da buna bağlıyorum. Benim için bahar ışıktır neşedir huzurdur ve de candır bi yerde...

Ayşenur B




28 Mart 2012 Çarşamba

Feng Shui Nazar'a karşı / Devil Eye vs Feng Shui

Dilara: Sürekli hastalanıyorum yeni eve taşındım taşınalı...
Buket: Evin feng shui'si ile ilgili bi şeyler ters olabilir, bi araştır istersen...
Dilara: Hahaha, ben inanmam öyle şeylere, çok komik...
Buket: Peki sence neden?
Dilara: Nazar diyor annem:)
Buket: Haa tamam oldu o zaman...:))))))))

------------------------------------
Dilara: I'm always sick since I moved my new house...
Buket: I could be about house's feng shui. You should check it...
Dilara: Hahaha, I don't believe it, it's soo funny...
Buket: Oh, so what do think that you are getting sick?
Dilara: My mom say it's because o devil eye:)
Buket: Oh, Ok then...:)))))))))))





Kaymanın Dayanılmaz Hafifliği ve Acıları / The Unbearable Lightness of Skiing and Pains

Geçen Cumartesi bu yıl 2. kez fırsat bulabildiğim günübirlik kayak turuna katıldım. İlkinde aldığım dersi hatırlayabilmemin yanısıra kaymadan önce gruptaki arkadaşlarımdan birinin şu cümlesi günüme renk kattı. "Durmak zorunda değilsin. O yüzden kendini durmaya ya da yavaşlamaya zorlama" İşte kaymaktan gerçekten zevk alamaya başladığım nokta da bu oldu. Kendime tamamen hakim olduğum ve hızlandığım anların toplamı. Gerçi çok da büyük bir meblağ çıkmadı bu toplam , bi süre sonra diğer insanlarla birlikte kaymaya çalışmak ve yorgunluk yavaşlamamı sağladı ama çoook zevk aldığım tabi sonrasında da hamlıktan acılarına katlanmak zorunda olduğum bir tatil oldu...

Darısı gelecek yılların başına...









I attended a one day skiing tour last Saturday  which I get a chance for second time of this year. It's delightful because besides I remember the lesson which I took last time, a sentence of a friend in our group: "You don't have to stop. So don't try to get slower or make yourself stop." And that is the point when I started to have fun. Total of moments which I've totally got control and accelerated. Actually It wasn't big amount of , after a while of absolute adrenaline I started to ski with others and got slower because of tiredness. At the end it has been sooo satisfying and after one day soo painful holiday.

I wish I can do same thing next winter... 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...